Günümüzde moda ve dekorasyon alanında sıkça karşımıza çıkan “Türkuaz” renginin kökeni ve kültürel önemi, Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafından kapsamlı bir şekilde ele alındı. Haber, bu özel rengin tarihsel gelişimi ve sembolik anlamlarına ışık tutuyor.
Türkuaz, tarih boyunca farklı medeniyetlerde önemli bir yere sahip olmuştur. Adını 17. yüzyılda Avrupa’ya getirilen Türk taşından alan bu renk, özellikle Osmanlı ve Pers sanatında yaygın olarak kullanılmıştır. Prof. Dr. İrepoğlu’nun araştırmaları, türkuazın hem estetik hem de kültürel açıdan derin bir anlam taşıdığına işaret ediyor.
Sanat ve mimaride sıklıkla tercih edilen türkuaz rengi, deniz ile gökyüzünün birleşimini çağrıştırması sebebiyle huzur ve sakinlik hissi vermektedir. Anadolu topraklarında binlerce yıl boyunca kullanılan bu renk, aynı zamanda koruyucu bir tılsım olarak da görülmüştür. Prof. Dr. İrepoğlu, türkuazın özellikle cami süslemelerinde ve el sanatlarında kötü enerjiyi uzaklaştırdığına inanılan bir renk olduğunu belirtti.
Türkuazın, modern dünyada da önemini koruduğunu belirten uzman, bu rengin klasik ve çağdaş tasarımlarda bir köprü görevi gördüğünü vurguladı. Günümüzde iç mimaride ve moda sektöründe sıkça tercih edilmesi, onun zamansız ve evrensel anlamını pekiştiriyor.
Sonuç olarak, türkuaz sadece görsel güzelliği ile değil, taşıdığı kültürel ve tarihsel anlamlarla da zengin bir miras sunmaktadır. Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun bu değerli çalışması, türkuazın sadece bir renk değil, aynı zamanda bir kültür ve tarih sembolü olduğunu ortaya koyuyor.




