ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi, Grönland’ı doğrudan satın alma, Serbest İlişki Anlaşması (COFA) yapma ve askeri güç kullanma dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendiriyor. Beyaz Saray, Grönland’ın Arktik bölgesindeki stratejik konumu nedeniyle ABD’nin ulusal güvenliği açısından kritik bir öncelik olduğunu vurguluyor ve askeri seçeneğin her zaman masada olduğunu belirtiyor.
Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, Başkan Trump’ın Grönland’ın ABD için bir ulusal güvenlik önceliği olduğunu ve Arktik bölgesindeki rakipleri caydırmak için hayati önem taşıdığını açıkça ifade ettiğini söyledi. Leavitt, Başkan ve ekibinin bu önemli dış politika hedefini gerçekleştirmek için bir dizi seçeneği tartıştığını ve ABD ordusunun kullanılmasının başkomutanın emrinde olduğunu belirtti.
Ancak, Grönland yönetimi ABD’nin bir parçası olmak istemediğini defalarca yineledi. Grönland Dışişleri Bakanlığı, “Grönland, mineraller, saf su ve buz, balık stokları, deniz ürünleri, yenilenebilir enerji gibi değerli kaynaklar açısından zengin ve macera turizmi için yeni bir mecra. İş yapmaya açığız ancak satılık değiliz.” açıklamasını yaptı.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise Trump’ın Grönland’ı satın alma teklifini “absürt” olarak nitelendirerek, “Grönland Danimarkalı değil. Grönland Grönlandlı. Buna cidden niyet edilmediğini ısrarla ümit ediyorum.” dedi.
ABD’nin Grönland’ı satın alma planı, uluslararası diplomatik ilişkilerde gerilime yol açtı. Danimarka ve Grönland yönetimleri, adanın satılık olmadığını ve ABD’nin bir parçası olma arzusuna karşı olduklarını açıkça ifade etti. Bu durum, ABD’nin Arktik bölgesindeki stratejik hedefleri ile Grönland ve Danimarka’nın egemenlik hakları arasında bir çatışma yaratıyor.




